14/3/2007
Yine Yükselen Milliyetçilik
Taha Akyol
t.akyol@milliyet.com.tr
Yazının kaynağına gitmek için tıklayınız...
Yine yükselen milliyetçilik
ATATÜRKÇÜ ve milliyetçi kitap yayınlarında ciddi bir artış var. Milli Kütüphane Başkanı Tuncel Acar, genel eğilim olarak "kriz senelerinde Atatürk ve milliyetçilikle ilgili kitaplarda büyük artışlar olduğunu" söylüyor.
"Atatürk, Atatürkçülük" ve "milliyetçilik-ulusalcılık" konularında Milli Kütüphane kayıtlarına giren kitapların sayısını "beş yıllık dönem ortalaması" olarak topladığımızda şöyle bir tablo karşımıza çıkıyor:
|
|
|
|---|---|
| 5 yıllık dönem | kitap sayısı |
| 1970-1979 | 93 |
| 1988-1989 | 97 |
| 1990-1999 | 105 |
| 2000-2005 | 158 |
Rakamlar tirajı değil, kitap tür sayısını gösteriyor. Yüz bin satan bir kitap da istatistiklerde 1 kitap olarak yer alıyor. Yayımlanıp da Milli Kütüphane kayıtlarına geçmemiş kitaplarla, kütüphanecilik tekniği bakımından roman, edebiyat, tarih gibi başlıklar altında tasnif edilmiş ama içeriği Atatürkçü, milliyetçi, ulusalcı kitaplar bu rakamlara dahil değil.
Ama nereden baksanız, bu tür kitaplarda ciddi bir artış var.
Yarın yazacağım, Nutuk baskılarında da patlama yaşanıyor.
Tek-tip değil
Ayrıntılara baktığımızda, 1970'lerde "milliyetçi" kitaplar "Atatürkçü" kitaplardan fazla ama 2000'li yıllarda "Atatürkçü" kitaplar "milliyetçi" kitapların önüne geçiyor. Buna bakarak zamanımızda "milliyetçilik" ve "Atatürkçülük" algılamalarının düne göre daha fazla bütünleştiğini düşünüyorum.
Şunu gözden kaçırmamak lazım: Atatürkçülük ve milliyetçilik üst başlıkları altında çok farklı eğilimler vardır. Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'a göre, AB projesi "Atatürk'ün muasır medeniyet hedefi"nin gereğidir, Vural Savaş'a göre AB üyeliği, Atatürk'e de vatana da ihanettir!
Atatürk ve milliyetçilik gibi genel iki kavramın altında demokrasi, ekonomi, çağdaşlık ve muhafazakârlık gibi konularda da çok farklı görüşler var. Demek ki, Türkiye'de milliyetçilik yekpare, blok halinde bir siyasi hareket değildir; o yüzden çeşitli partilerde değişik renklerde ve dozlarda görülüyor.
Hatta bazen biri öbürünü suçluyor.
İçe kapanmak?
Milliyetçilik ve Atatürkçülük değişik eğilimleri barındıran çok genel kavramlar olmakla beraber, elbette yine çok genel bazı ortak hassasiyetleri yansıtıyor. Dış ve iç tehdit ya da kriz algılaması arttığında güçlenen hassasiyetlerdir bunlar.
Toplumsal dayanışma ve zor sorunlara karşı çözüm iradesi oluşturmak yönünden toplumu birleştiren böyle hassasiyetlerin bulunması sadece yararlı değil, gereklidir de... Tarihlerde bunun örnekleri çok.
Ancak bir noktadan itibaren, dış ve iç tehdit algılamalarına karşı gelişen duygusal reaksiyonlar içe kapanma eğilimlerini güçlendirebilir. Böyle bir eğilim Türkiye'yi içeride kamplaşmalara, dışarıda yalnızlığa sürükler!
Hür düşüncenin bu duygularla bastırılması da zamanla yaratıcı düşünceyi, dolayısıyla toplumsal dinamizmi ve ülkenin projeler repertuvarını kısıtlayarak çözümsüzlüklere sürüklemesi gibi ciddi riskleri de yaratabilir. Tarihlerde bunun da örnekleri çoktur.
Onun için milliyetçiliklerimizin demokrasi ve özgürlük gibi değerlerle, piyasa ekonomisi ve dışa açılma gibi dinamiklerle bütünleşmesi aklın gereğidir; Türkiye'nin milli çıkarlarının da gereğidir.
t.akyol@milliyet.com.tr
Arkadaşına Gönder!
